Türkiye’deki öğrencilerin yaz dönemi yurtdışı eğitim programlarına olan ilgisi arttı. Eğitim danışmanlığı sektörü verilerine göre, yaz ayları için yurtdışı dil okulu ve kısa süreli eğitim programlarına yapılan başvurularda önceki dönemlere kıyasla yüzde 30 ila yüzde 40 arasında bir büyüme kaydedildi. Uzmanlar, öğrencilerin yaz tatilini kişisel gelişim ve kariyer yatırımı olarak gördüğünü belirtiyor.
İstatistikler, başvuruların yaklaşık yüzde 65’inin iki ila sekiz hafta süren kısa programlara yöneldiğini gösteriyor. İngiltere, İrlanda, Malta ve Kanada, eğitim kaliteleri ve güvenli ortamları nedeniyle en çok tercih edilen ülkeler arasında bulunuyor.
“Son 3 yılda yaz döneminde yurtdışı eğitim talebinde gözle görülür bir artış yaşanıyor. Öğrenciler artık yazı yalnızca tatil değil, kariyerlerine doğrudan katkı sağlayacak bir hazırlık süreci olarak değerlendiriyor.” — Remzi Kalafat, Educaİstanbul Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Koordinatörü
Genç Nüfus Kariyer Odaklı Seçimler Yapıyor
Başvuruların yüzde 70’ini 18-25 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri ve yeni mezunlar oluşturuyor. Öğrencilerin programa katılma nedenleri arasında yabancı dil seviyesini yükseltme hedefi yüzde 82 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu yüzde 64 ile yurtdışı deneyimi kazanma, yüzde 58 ile özgeçmişi (CV) geliştirme ve yüzde 41 ile üniversite hazırlık süreçleri takip ediyor.
Sektör temsilcileri, artan talep nedeniyle popüler programlarda kontenjanların 4 ila 6 hafta içinde dolabildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, erken kayıt yaptıran öğrencilerin program maliyetlerinde yüzde 10 ila yüzde 20 oranında avantaj sağlayabildiğini vurguluyor.
Yurtdışı Eğitim Bir Kariyer Yatırımına Dönüştü
Son beş yıllık süreçte yurtdışı eğitim programları, tatil alternatifi olmaktan çıkıp profesyonel gelişim aracı haline geldi. Küresel iş piyasasında yabancı dil yetkinliğinin önemli bir kriter olması, bu eğilimin temel motivasyon kaynağı olarak gösteriliyor. Eğitim danışmanları, özellikle Avrupa ülkelerine yönelik kısa süreli dil programlarında Türkiye’den gelen talebin önümüzdeki yıllarda da çift haneli büyüme eğilimini sürdürmesini bekliyor.




